Midede boşluk ve bulantı hissi üzerine ranza alt komşum İzmirli’nin sabah 3:12 itibariyle uzattığı ekmek arası peynirden bir ısırık almam, ağzıma götürmem ve tadına çok da varamadan mideye indirmemle saat hala 3:12’ydi.
- Sen eski kaşar mı seviyorsun, dedim.
- Ne eski kaşarı, izmir tulumu bu, dedi.
- Başta tulum olduğunu söyleseydin şu an şu peynirle sevişerek evlenecek düzeye gelen bir ilişkimiz olmayacaktı. Tulum hiç sevmem aslında.
Aslında bilmediğim, yani o aşamada bilmediğim şuydu ki, olaylar evrenin Tükürdüğünü Yalatma Yasası’na uygun ilerliyordu. Çünkü tulum peynirini çok seven annemin, “peynir de ye” diye önüme uzattığı tabağa bakıp,
- Tulum ama bu, peynir değil. Tulumsevmemkibenbe!
- Biliyorum, bir gün sev diye yapıyorum.
- Asla sevmeyeciğim işte,
demem üzerinden bir hafta geçmemişti.